<_script /><_script />

FARELİKÖY / Bulent Pınarbaşı

Google Gruplar
Yazilika
Bu grubu ziyaret et

SENİN YÜZÜNDEN

31/3/2008 -Kategori: Edebi Yazılar

Yoksun... Bir yazbitimiyle girmiştin dünyama, ama şimdi yaz bitiyor ve sen yoksun. Sonbahar hüzünleri ortak bekleyişime...

Dün mü gitmiştin? Öyle olmalı... ki saçının her teli gözlerimin önünde hala... Öyle olmalı ki rüzgar senin kokunu dolduruyor burun deliklerimden ciğerlerime. Doyasıya çekiyorum içime. Şu düşen yaprak da gamzelerini getiriyor aklıma; hani sadece güldüğünde çıkardı ortaya ve bu yüzden ben hep gülmeni isterdim içten içe. Bak, bak işte tam şurda, göç eden kuşların kanatları arasında bakışların. İlk "seni seviyorum"u onlarda görmüştüm ve ilk "seni seviyorum"u o bakışlara söylemiştim. İlk yağan yağmurun ilk damlası da sesini getiriyor, ellerime bırakıveriyor öylece. Burnunu ısırırdım şakacıktan, "ayy" derdin sen de içini çekerek, şakacıktan, canın çok yanmış gibi. Öperdim sonra, hatırladın mı?

Öperdim dedim de, dudaklarım yandı birden. Tıpkı ilk buseyi alnına koyduğum o an gibi. Tüm bedenimi yakmıştı sıcaklığın, hala da yakıyor.

Hayır hayır; kesin dün gitmiş olmalısın. Yoksa nasıl bu kadar canlı kanlı yaşayabilirim ki seni? Yoksa nasıl içimi acıtır hala sensiz geçen saniyeler?

Bir yazbitimiyle girmiştin dünyama. Gittiği yere kadar diye başlamıştık. "Yerine sevemem" diye şarkılar fısıldamıştık uzak diyarlardan ve gecenin sessiz kıyılarından birbirimize. Daha dün olmalı ki ben hala yerine sevemedim. Dün olmalı ki şimdi bile "senden uzakta hep bir şeyler eksik"...

Üşüyorum. Bu sonbahar gecesi üşütüyor beni. Seninleyken hiç farketmemiştim sonbaharın bu kadar soğuk bir mevsim olduğunu. Ben sabaha kadar gözlerimi diker, öylece seyrederdim seni; sen arada gözlerini acar, gülümser, anlamsız mırıltılar çıkarır ve arkanı dönerdin. Bu ısıtırdı içimi. Şimdi bile aklıma geldi ve birden ısınıverdim. Seni düşünmek bile ısıtıyor en ayaz zamanlarımı.

Peki ya sen? Hatırlıyormusun acaba? Elbet hatırlıyorsundur canım... Daha dün bir, bu gün iki gideli... Sen bakma onlara, hesabı takvimi şaşırmış onlar. Evet, belki yedisi doğru ama yıl değil.. olsa olsa gündür belki, hatta saat... Sana yolladığım menekşenin kokusu çıkmadı henüz ellerimden ne ayrılığı? Baban çok severmiş hani rahmetli, "menekşe kızım" dermiş ya sana, "menekşeli yarim" olasın benim diyeydi o çiçek. Sonra ellerin de unutmuş olamaz. Avuçlarımda saatlerce tutup her ayrıntısını ezberlediğim o ellerin hatırlıyor olmalı en azından...

Vapurda birbirimize sokulup şarkılar söylerken bizi dinleyen martılar bile ikimizi anlatıyor tüm sevgililere: "Siz de sokulun, siz de ısıtın birbirinizi aşkınızla, sonbaharın tatlı serinliği aldatmasın sizi, ayaza düşürmeyin birbirinizi..."

Nasıl da renklendirmiştin soluk sarı hüzün mevsimini çilek tadındaki dudaklarınla. Sonra...

Sonra güz bitti. Yine gözlerinden okudum, gözlerimden söyledim. O son gece ikimiz de biliyorduk ve ikimiz de susuyorduk. Gittiği yer burasıydı demek. Burda kalmalıydı, en tatlı yerinde. Madem ki söz verdik en başından, madem ki bu günün geleceğini bilerek yaşadık her şeyi, artık ağıtlar yakmak, sebepler aramak boşuna.
...
Bir yazbitimiyle girmiştin dünyama. Bu yüzden her yazbitimi tarifsiz bir heyecan kaplar içimi.

...Ve işte bu yüzden severim ben güz mevsimini!

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
2 yorum yazilmistir

2008-12-28 07:54:15 - Bülent

Yazan: isimsiz
Olmuyor kardeşim, olmuyor işte

ÇOK çalış canım, belki olur.

Öptüm; bayyyy
Bağlantı - -

2008-12-20 02:03:38 - Çok beğendim.

Yazan: Fatma Kavak
Uzun zamandır bloğunuza uğramamıştım.Bugün baharla ilgili bir yazı ararken sizin bloğunuz aklıma geldi.
Ne kadar hoş yazılar eklemişsiniz. denemeler çok hoş olmuş. Şiir gibi ve şiirleriniz kadar ahenkli ve değişik. Çok hoşuma gitti. Tekrar görüşmek dileğimle.
Başarılar DİLİYOR ve kaleminiz hep yazsın diyorum.
Bağlantı - -
« Önceki - Sonraki »